8 Mart Dünya Kadınlar Günü

 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür.1975yılında Dünya Kadınlar Yılı'nı ilan eden Birleşmiş Milletler, 1977 tarihinde 8 Mart'ı tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırmıştır. Ülkemizde 1924 yılında kabul edilen, eğitimi tek sistem altında toplayarak kadınlara erkeklerle eşit eğitim imkânları sağlayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu; 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun, Türk kadını için dönüm noktası olmuştur. Atatürk’ün Türk toplumunda kadının bir kişilik kazanmasına yol açan düşünce yapısı dikkate değerdir. “ Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.”

2012 yılında zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması ile ilköğretimdeki eğitim eşitsizliğini ortadan kalkacağı ve yükseköğrenimdeki kadın sayısında artış olacağı düşünülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan “Ulusal Eğitim İstatistikleri”ne göre; 2003/2004 yılında %15,31 olan toplam yükseköğretim net okullaşma oranının 2013/2014 öğretim yılında %39,89'a yükseldiği görülmektedir. Kadınlar açısından bu oran 2003/2004 yılında %13,93 iken 2013/2014 öğretim yılında %40,93’e yükselmiştir. Yükseköğretim kademesinde cinsiyet oranı %89,24’dür.2013/14 yılı itibariyle üniversitede eğitimini sürdüren 5.472.521 öğrencinin %45,8’ini kadınlar oluşturmaktadır. Lisansüstü düzeyde yüksek lisans ve doktora programlarına devam eden öğrencilerin ise %42,1’ini kadınlar oluşturmaktadır.

1-15 Mart tarihleri arasında Gençlik Danışma Birimi’nde “Gençlerin Gözünden Dünya Kadınlar Gününün İncelenmesi” konulu grup söyleşileri oldukça ilgi çekmektedir. Söyleşilerde gençler tarafından dile getirilen ortak çözüm “empati ve hoşgörü” dür. Bireylerin önce kendilerine dönmeleri gerektiğini “sevgi ve saygı ile” toplumların daha güçlü olacağının bilincinde olan gençlerimizle söyleşilerimizi Yunus Emre’nin sözleriyle kapatıyoruz. “Cümleler doğrudur sen doğru isen Doğruluk bulunmaz sen eğri isen”, “ İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.”